Fabrika Karbon Ayak İzi Hesaplama blog kapağı

Fabrika Karbon Ayak İzi Hesaplama

6–8 dakika
,

Fabrika Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

"Fabrika karbon ayak izi hesaplama" olarak aranan bu süreç, teknik terminolojide tesis bazlı sera gazı envanteri veya kurumsal karbon ayak izi hesaplamasının tesis kırılımı olarak tanımlanır. Yani bir üretim tesisinin faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının Kapsam 1 (Scope 1), Kapsam 2 (Scope 2) ve Kapsam 3 (Scope 3) altında toplanarak CO₂e cinsinden hesaplanması sürecidir. Kurumsal karbon ayak izinin tek bir tesise indirgenmiş halidir. Temel formül aynıdır: Faaliyet Verisi x Emisyon Faktörü = CO₂e. Ancak tesis düzeyinde hesaplama, üretim süreçlerine özgü emisyon kaynakları, proses emisyonları ve tesis bazlı veri yönetimi gibi ek karmaşıklıklar taşır.

Türkiye’de üretim sektöründeki kurumlar için tesis bazlı hesaplama, giderek daha somut bir ihtiyaç haline geliyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında AB’ye ihracat yapan üreticiler, gömülü emisyon verisi sunmak zorunda. Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) hazırlıkları, doğrudan Kapsam 1 emisyonlarına dayandırılıyor. Büyük alıcılar ve tedarik zincirleri, tedarikçilerden tesis bazlı emisyon verisi talep ediyor. Bu koşullar, tesis bazında doğru ve izlenebilir bir hesaplama altyapısı kurmayı operasyonel bir gereklilik haline getiriyor.

Bir üretim tesisinde emisyon kaynakları, kurumsal bir ofis yapısından çok daha çeşitli ve karmaşıktır. GHG Protokolü (GHG Protocol) çerçevesinde tesis düzeyindeki emisyon kaynakları üç kapsam altında ele alınır:

Tesisin kendi sahası içinde, doğrudan kontrol ettiği kaynaklardan çıkan emisyonlardır. Üretim tesisleri bağlamında en yaygın Kapsam 1 kaynakları: kazan ve fırınlarda yakılan doğalgaz, fuel-oil veya kömür; tesise ait araç ve iş makinelerinin yakıt tüketimi; üretim süreçlerinden kaynaklanan proses emisyonları (yakıt yakımından bağımsız olarak kimyasal reaksiyonlar, hammadde dönüşümleri vb.); soğutma sistemlerindeki kaçak gazlar (HFC, PFC vb.).

Proses emisyonları, tesis bazlı hesaplamalarda en sık gözden kaçan kalemdir. Örneğin çimento üretiminde klinker prosesi, demir-çelik üretiminde yüksek fırın reaksiyonları veya kimya sektöründe katalitik süreçler, yakıt yakımından bağımsız olarak anlamlı emisyon üretir. Bu kalemlerin baştan tanımlanmaması, envanterin doğruluğunu zayıflatır.

Tesisin satın aldığı elektrik, ısı veya buharın üretimi sırasında oluşan dolaylı emisyonlardır. Türkiye’de şebeke emisyon faktörü yaklaşık 0,45-0,50 kg CO₂e/kWh civarındadır. Bu değer, AB ortalamasının yaklaşık iki katıdır. Dolayısıyla aynı üretimi yapan iki tesisten Türkiye’deki, yalnızca şebeke farkı nedeniyle daha yüksek Kapsam 2 emisyonu üretir.

Kapsam 2’de konum bazlı ve piyasa bazlı yaklaşım ayrımı üretim tesisleri için kritiktir. Yenilenebilir Enerji Sertifikası (YEK-G) satın alan veya çatı güneş enerjisi (GES) yatırımı yapan tesisler, piyasa bazlı yöntemle Kapsam 2 emisyonlarını düşürebilir.

Tesisin doğrudan kontrolü dışında kalan ancak faaliyetleriyle bağlantılı emisyonlardır. Üretim tesisleri için en tipik Kapsam 3 kalemleri: satın alınan hammadde ve bileşenlerin üretim emisyonları (Kategori 1); hammaddelerin tesise taşınması (Kategori 4); üretilen ürünlerin dağıtımı (Kategori 9); satılan ürünlerin kullanım ömrü boyunca tükettiği enerjinin emisyonları (Kategori 11); ürünlerin ömür sonu bertarafı (Kategori 12).

Birçok üretim sektöründe toplam emisyonun en büyük payı Kapsam 3’te toplanır. Özellikle hammadde yoğun sektörlerde tedarikçi emisyonları, Kapsam 1 ve 2’nin toplamını aşabilir.

GHG Protokolü ve ISO 14064-1 standardı, kurumsal envanter hazırlanmasını benzer bir iskeletle tanımlar. Tesis düzeyinde bu adımlar:

Hesaplamaya dahil edilecek fiziksel alan ve operasyonlar netleştirilir. Üretim hatları, depo alanları, idari binalar, yardımcı tesisler (su arıtma, atık yönetimi vb.) ve tesis sınırları içindeki araç/ekipman ayrı ayrı tanımlanır. Çok tesisli yapılarda her tesisin sınırı bağımsız olarak belirlenir.

Tesis içindeki tüm emisyon kaynakları listelenir. Sabit yanma kaynakları (kazanlar, fırınlar), hareketli yanma kaynakları (forkliftler, iş makineleri), proses emisyonları, kaçak emisyonlar (soğutucu gazlar) ve satın alınan enerji kaynakları envantere dahil edilir. Bu adımda eksik bırakılan bir kaynak, envanterin bütünlüğünü zayıflatır.

Her emisyon kaynağı için faaliyet verisi toplanır: kWh elektrik, m³ doğalgaz, litre yakıt, ton üretim, km taşıma vb. Verinin kaynağı (fatura, sayaç okuma, ERP kaydı, tedarikçi beyanı) dokümante edilmelidir. Tesis bazlı hesaplamalarda en kritik nokta, verinin doğrudan kaynağından alınmasıdır. Tahmini veya ortalama değerler, denetimde zayıf kalır.

Her faaliyet verisi uygun emisyon faktörüyle çarpılır. Faktör seçiminde coğrafya, yıl, sürüm ve kapsam uyumu kontrol edilir. Türkiye için şebeke emisyon faktörü, doğalgaz ve sıvı yakıt faktörleri, IPCC veya DEFRA gibi uluslararası kaynaklardan veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerinden alınabilir.

Hesaplama sonuçları Kapsam 1, 2 ve 3 altında toplanır. Çift sayım, yanlış kapsam ataması ve birim hataları kontrol edilir. Özellikle Kapsam 2’de konum bazlı ve piyasa bazlı sonuçların ayrı raporlanması gerekir.

Hesaplama sonuçları, veri kaynakları, emisyon faktörleri, varsayımlar ve sınıflandırma kararlarıyla birlikte raporlanır. Denetime hazır bir rapor, yalnızca sonucu değil; o sonuca nasıl ulaşıldığını gösterir.

Tesis bazlı hesaplamalarda tekrar eden bazı hatalar, hem sonucun doğruluğunu hem de denetim sürecini doğrudan etkiler:

  • Proses emisyonlarının gözden kaçması. Kapsam 1 denildiğinde yalnızca yakıt tüketimi düşünülür, üretim sürecinden kaynaklanan kimyasal reaksiyon emisyonları atlanır. Özellikle çimento, demir-çelik, cam, seramik ve kimya sektörlerinde proses emisyonları toplam Kapsam 1 içinde ciddi pay taşır.
  • Kapsam 2 yaklaşım karışıklığı. Konum bazlı ve piyasa bazlı hesaplama ayrımı yapılmaz veya ikisi karıştırılır. YEK-G sertifikası olan bir tesisin piyasa bazlı emisyonu ile konum bazlı emisyonu arasında büyük fark olabilir. Her iki yaklaşımın ayrı raporlanması GHG Protokolü tarafından önerilir.
  • Veri kaynağının belirsiz kalması. Elektrik tüketimi fatura mı, sayaç okuması mı, tahmini mi? Doğalgaz tüketimi gerçek m³ mü, faturaya yansıyan tutar üzerinden hesaplama mı? Kaynak belirsizliği, denetimde en çok vakit harcanan noktadır.
  • Yardımcı tesis emisyonlarının dışarıda bırakılması. Atık su arıtma, buhar üretimi, basınçlı hava sistemleri ve jeneratör kullanımı gibi yardımcı tesisler, ana üretim hattının gölgesinde kalarak envanter dışında bırakılabilir.
  • Yıllar arası tutarsızlık. Metodoloji, sınıflandırma mantığı veya emisyon faktörleri yıldan yıla değiştiğinde, iki yılın sonuçlarını kıyaslamak anlamını yitirir. Baz yıl karşılaştırması için tutarlılık zorunludur.

Tek bir tesis için hesaplama süreci yönetilebilir olsa da, birden fazla tesisin tek bir kurumsal envanterde toplanması karmaşıklığı katlar.

  • Farklı tesis tipleri, farklı emisyon profilleri. Bir üretim tesisi ile bir depo veya idari binanın emisyon kaynakları farklıdır. Her tesis tipi için emisyon kaynağı envanteri ayrı kurulmalıdır.
  • Farklı coğrafyalar, farklı emisyon faktörleri. Farklı ülkelerde veya bölgelerde bulunan tesisler, farklı şebeke emisyon faktörleri kullanır. Türkiye’deki bir tesisin Kapsam 2 emisyonu, aynı üretimi yapan Almanya’daki tesisten çok daha yüksek çıkabilir.
  • Veri toplama tutarlılığı. Farklı tesislerden gelen verilerin aynı formatta, aynı birimlerde ve aynı periyotta toplanması gerekir. Bir tesiste fatura bazlı, diğerinde sayaç bazlı veri kullanılıyorsa, toplama sırasında tutarsızlık oluşur.
  • Merkezi izleme ve raporlama. Çoklu tesislerin emisyon verilerini tek bir ekrandan izlemek, tesis bazlı kırılımları görmek ve kurumsal toplama ulaşmak, manuel süreçlerle sürdürülebilir değildir.

Bu noktada tesis bazlı hesaplamayı tekrarlanabilir, izlenebilir ve denetime hazır bir sisteme dönüştürmek istiyorsanız, Carbondeck’in Kurumsal Karbon Ayak İzi çözümünü inceleyebilirsiniz. Çoklu tesis yönetimi, merkezi veri toplama, emisyon faktörü eşleştirme ve standartlara uyumlu raporlama tek bir platformda yürütülür.


Türkiye’de tüm fabrikalar için genel bir zorunluluk cümlesi kurmak yerine sektör, ihracat profili ve regülasyon kapsamı birlikte değerlendirilmelidir. CBAM kapsamında AB’ye ihracat yapan üreticiler için gömülü emisyon raporlaması fiilen zorunludur. ETS hazırlıkları ise doğrudan Kapsam 1 emisyonlarına dayandırılacaktır.

Temel referanslar GHG Protokolü (GHG Protocol) ve ISO 14064-1’dir. GHG Protokolü kapsam sınıflandırmasını ve hesaplama metodolojisini standardize eder. ISO 14064 ise hesaplama, raporlama ve doğrulama için uluslararası çerçeve sunar.

Evet. Üretim sürecinden kaynaklanan ve yakıt yakımından bağımsız olarak ortaya çıkan emisyonlar (kimyasal reaksiyonlar, hammadde dönüşümleri vb.) Kapsam 1 altında hesaplanır. Çimento, demir-çelik, cam ve kimya sektörlerinde proses emisyonları toplam Kapsam 1 içinde anlamlı bir pay oluşturabilir.

Evet. Kurumsal karbon ayak izi, tüm tesislerin emisyonlarını tek bir envanterde toplar. Ancak her tesisin sınırları, veri kaynakları ve emisyon faktörleri ayrı ayrı tanımlanmalıdır. Tesis bazlı kırılımlar, hem azaltım önceliklendirmesi hem de denetim için kritiktir.

Pratikte en çok vakit alan adım, faaliyet verilerinin toplanması ve doğrulanmasıdır. Özellikle farklı departmanlardan, farklı formatlarda gelen verilerin tutarlı hale getirilmesi ve kaynağının dokümante edilmesi, sürecin darboğaz noktasıdır.

  • GHG Protocol, Corporate Accounting and Reporting Standard: Corporate Standard | GHG Protocol
  • ISO 14064-1: Greenhouse gases, Quantification and reporting: ISO 14064-1:2018
  • GHG Protocol, Corporate Value Chain (Scope 3) Standard: Corporate Value Chain (Scope 3) Standard | GHG Protocol
  • DEFRA, UK Government GHG Conversion Factors for Company Reporting: UK government conversion factors for company reporting of greenhouse gas emissions

Daha Fazla Blog Yazısı